Hangi taşı kaldırsanız altında bir hikaye

Kahramanlarına kader çizen tanrı kentin birbirine benzemeyen yüzleri, her öyküde bir başka İstanbul ve başka bir hayat hikâyesi var.Dilan’dan Sevim Burak’a, Hasköy’lü Engin’den Uğur Yücel’e, Fener sokaklarını mekân tutmuş Burak’tan hayalet Anna’yatürlü insanlık hali kurgu ve gerçekle birlikte anlatılıyor ‘Tanrı Kent’ de. Sokağın ve dilin ritmi hiç zorlanmadan su gibi akıp giderken, yazar, Galata’yı izlerken söylediği gibi ‘öykü ve hayatla’ birlikte bir yolculuğa çıkartıyor okuru. ‘Yüksekkaldırım’dan yukarıya, genelev sokağına vuranlar, delikanlılar, ergenler, sancısı tutmuş adamlar… Yukarıdan, Galip dede caddesinden, bir kadının içinde kaybolma arzusuyla şahlanıp genelev sokağına inenler. Hiç gitmediğin, lâkin yüreğinle anlamaya çalıştığın uzak, tenha, umursanmamış, yalnızlığa mahkûm edilmiş şehirlerden kopup gelenler… Yılışık gülüşlerin bir kıyısında utanç, arsız bakışların arkasında hüzün ve öfke, pervazsız sözlerde korku gizli.’

Bir önceki yazımız olan İmamoğlu, yeni kampanyanın startını verdi! Varlıklı aileler, sıkıntı çeken ailelere yardım edecek başlıklı makalemizde Ekonomi, Ekrem İmamoğlu ve İstanbul hakkında bilgiler verilmektedir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*