AFAD Başkanı Güllüoğlu’ndan İmamoğlu’na toplanma alanı yanıtı: 2 bin 864 alan belirlenmiş durumda

İstanbul’daki 5.8 büyüklüğündeki depremin ardından kentteki toplanma alanları tartışılırken AFAD Başkanı Mehmet Güllüoğlu ‘İstanbul’da 2 bin 864 toplanma alanı var. Toplanma alanları park ve bahçelerden oluşuyor. Barınma alanları 130 tane ve bunlar daha geniş alanlar’ ifadelerini kullandı.Habertürk’te Kübra Par’ın sorularını yanıtlayan AFAD Başkanı Dr. Mehmet Güllüoğlu, depremle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, ‘ 1999 depreminden sonra 470 toplanma alanı belirlenmiş ancak 77 tane kalmış. Bunların çoğu da yetersiz’sözlerine ‘Toplanma alanı 2 bin 864 alan belirlenmiş durumda, 7 bin okul ve bahçesi var. Barınma alanı olarak isefarklı büyüklerle 130 civarında alanımız var’ diyerek yanıt verdi. ‘TOPLANMA ALANLARINI YEREL YÖNETİMLER BELİRLİYOR’ Canlı yayında deprem dair hazırlıklara da değinenAFAD Başkanı Mehmet Güllüoğlu sözlerine söyle sürdürdü:’Toplanma alanı nedir barınma alanı nedir? 1999’da toplanma ve barınma alanı 470 küsur yer belirlenmiş. İlçe belediyeleri ve büyükşehir belediyeleri belirliyor. Bu alanlar değişmez alan değil. Belediye burayı ilana açabilir ama başka yerde yapar. Son yıllarda bütün ilçe belediyelerine yazılar yazdık, tüm Türkiye’ye yazdık. Topluma ilan ettik. Bunlar ‘gizli bilgi’ diye dolaşıyordu. Niye gizli bilgi olsun. Toplanma alanlarını yerel yönetimler belirliyor. Toplanma alanı ne işe yarayacak? Buralar barınma alanı değil, buluşma alanı olan yerler. Burada çok geniş barınma alanları planlıyoruz. ‘MESELA BEYKOZ ÇAYIRI BARINMA ALANI’ Barınma alanları Beykoz Çayırı mesela. Stadyum yanı, İspark yanı, büyük park yanı, mahallelerde inşaat yapılmamış olan boş geniş alanlar. Üniversite arazileri. Millet bahçeleri. Bunlar geniş alanlar ve eğer barınma ihtiyacı olursa, vatandaşlarımız binaya girmek istemiyorum derse onlar için planladığımız alanlar. ‘EY İLÇE BELEDİYELERİ BU ALANLARIN STANDARDINI DEĞİŞTİRİN’ Biz diyoruz ki, ey ilçe belediyeleri bu alanların standartlarını değiştirin. Bazen elinde arsa oluyor, oraya belediye tesisi planlıyor. Hayır burada ihtiyaç var diyoruz. Bazı ilçelerimiz bina yoğunluğu çok fazla. İstanbul’un yoğun nüfusu ve binasıyla bir sorunu var. Kentsel dönüşüm çalışmaları o yüzden. Bu şehrin sorunları var. Afetler önemli ve hayat memat kurumları olduğu için bundan etkileniyor. Nasıl sosyolojik sorunlar, trafik, ekonomik problemler oluşuyorsa bunların kriz anında etkisi daha büyük oluyor. 100 yıl boyunca İstanbul’da yaşanan birçok sorun var. Afetler konusu da bunda yüzleşilen bir alan. Nitekim haberleşme konusu. Niye böyle bir sorun ortaya çıktı. İnsanlar birbirini aramaya çalıştı ve bu teknoloji bunu kaldıramadı.’

Bir önceki yazımız olan Younes Belhanda: Belki de benim ortalarım yeterli olmuyor başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*